İçeriğe geç

Eyyamı teşrik ne demek ?

Eyyamı Teşrik Ne Demek? İzmirli Bir Gençten Mizahi Bir Anlatım

İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım. Arkadaşlarım sürekli olarak espri yapmamdan şikayetçi, ama bir yandan da “İzmirli olmanın gereği” gibi kabul ediyorlar. Kimse bilmiyor ama içimde felsefi bir sorgulama da var. Evet, arkadaş ortamında komik olmak zorundayım ama bazen düşünüyorum: “Nereye kadar? Hangi komik cümleyi kurmam gerektiğini kim belirliyor?” Neyse, bu yazıda çok derinlere inmeyeceğiz, merak etmeyin. Zaten bugün asıl mesele Eyyamı Teşrik!

Eyyamı Teşrik Ne Demek?

Eyyamı Teşrik, aslında oldukça basit bir dini terim. Kısaca, Kurban Bayramı’nın 10. günüyle 13. günü arasındaki dört gün için kullanılan bir tabir. Ama tabii ben bu yazıyı sıradan bir şekilde yazacak değilim. Eğer “Eyyamı Teşrik” kavramını bana sorsaydınız, çok büyük ihtimalle şu cevabı alırdınız: “İzmir’de sahilde otururken bu terimi duyarsınız ama kimse gerçekten ne olduğunu bilmez.” Şaka tabii, aslında bayramdaki dört gün boyunca insanlar kurbanlarını keserken, bizler de tatilin tadını çıkarıyoruz.

İzmir’de Eyyamı Teşrik dönemi, yazın son demlerine gelmişken her şeyin biraz daha hafiflediği, günlerin kısa olduğu, fakat akşam serinliğinin de başa bela olduğu bir dönemdir. Kimse çalışmak istemez, herkes biraz tembellik yapma, denize girme peşindedir. Bunu herkes bilir, değil mi?

“Eyyamı Teşrik’te tatile gidemeyenler, sahildeki kumsalda ‘Eyyamı Teşrik ne demek?’ diye sormazlar, ama biz sormazsak kimse bilmiyor.”

Ve her zaman bir şey daha vardır: tatilde bayram namazına gitmek. O gün, o an ciddileşmek zorunda kalmak, bayramı kutlamak… Bunlar hep Eyyamı Teşrik’in özelliklerindendir. Ama işin içine gelen o komik diyaloglar da var.

Eyyamı Teşrik, Kurban Bayramı ve Bizim Aramızdaki İlişki

Kurban Bayramı denince aklıma ilk gelen şey kurban kesmek değil, kuzenimin “Aman Allah’ım, kurbanın etini biz ne yapacağız?” diye panik yapmasıdır. İzmir’de kurban bayramı biraz farklıdır. Şehirde pek fazla kurban kesilmez. Bunu bilmeyenler, “Eyyamı Teşrik ne demek, İzmir’de bunu nasıl kutluyorlar?” diye sorar. İzmirli olarak ben de şu cevabı veririm: “Evet, kurban kesilmez ama bol bol denize girilir, bol bol sahilde güneşlenilir ve en önemlisi bol bol espri yapılır.”

Hadi şimdi size bir diyalog vereyim de olayın ciddiyetini bir nebze olsun göstereyim. Şöyle bir şey olabilir:

Ben: “Kuzenim, Eyyamı Teşrik dönemini anlatmam gerek. Ama önce sen kurban bayramında ne yapıyordun?”

Kuzenim: “Vallahi biz her zaman aynı şeyleri yapıyorduk. Birkaç sene önce koç almıştık, sonra 4 kilo et olunca şaşkına döndük.”

Ben: “Yani özetle, Eyyamı Teşrik demek ‘fakirin de zenginin de et yediği günler’ demek mi?”

Kuzenim: “Yani bir nevi öyle de diyebiliriz. Ama bu bayram, biraz da sahilde eğlenme zamanı demek.”

Eyyamı Teşrik’in İzmirli Halini Anlamak

Tabii İzmir’de bu süreç sadece kurbanla sınırlı değildir. Eyyamı Teşrik’i biz İzmirli gençler biraz daha “rahatlama dönemi” olarak görürüz. Çünkü hava sıcak, deniz soğuk, ama bir şekilde insanları görmek ve eğlenmek lazım.

Bir gün, sahilde bir arkadaşımın yanına gittiğimde şöyle bir diyalog yaşanmıştı:

Arkadaşım: “Yine her zamanki gibi her şeyi fazla düşünüyorsun. Kurban Bayramı, Eyyamı Teşrik falan…”

Ben: “Ama bu dört gün tam da tatil yapmak için! Ne var ki bunda?”

Arkadaşım: “Hah işte, şimdi sen bunu söyledin, bayram değil, tatil değil, neyin peşindesin?”

Ben: “Tatilin tadını çıkaracağız, kurban da kesmedik zaten. Sen kime anlatıyorsun?”

Eyyamı Teşrik’in İçindeki Felsefe

Bazen, Eyyamı Teşrik dediğimiz şeyde daha derin bir anlam aramaya başlıyorum. İşin felsefi boyutuna girmeyeyim tabii, kimse buna gerek olduğunu düşünmez, ama aklıma takılıyor. İnsanlar bu günlerde rahatlatıcı tatil havasına girmeye çalışırken, bazen bu kadar rahat bir dönemin sonunda bir boşluk hissi oluşuyor. Yani, arkadaşlarla sahilde gülüp eğlenirken, içimdeki “yeterince eğleniyor muyum?” sorusunun sesi girmeye başlıyor.

Hah, işte tam burada Eyyamı Teşrik’in bana göre asıl anlamı başlıyor. Bu dört gün aslında insanların rahatlamak için bir fırsat, ama ne yazık ki, birçoğumuz hala “bir şeyler yapmalıyım” duygusuyla boğuşuyoruz. İzmir gibi bir şehirdeyseniz, bu tatil havası da her zaman bir adım geride kalabiliyor. Tam denize girmeye karar verirsiniz, ama bir dakika sonra bir şeyler unutmuşsunuzdur, aklınızda onca düşünceyle.

İç ses: “İzmir’de denize girmeye gitmek ne kadar kolay olabilir ki? Ah, şu kaykayımı unuttum!”

İşte Eyyamı Teşrik bu tür içsel çatışmalarla da doludur. Tüm bu rahatlama, bazen gerilim yaratıyor. Ama olsun, ya ne olacak? Bir şekilde tatilin tadını çıkaracağız, hem de Eyyamı Teşrik’in bize sunduğu dört günün her dakikasını. Çünkü biz İzmirli gençler, her durumda eğlenmeyi, espri yapmayı, biraz da ciddiyetin sınırlarını zorlamayı biliriz.

Sonuç: Eyyamı Teşrik ve Ben

Sonuç olarak Eyyamı Teşrik, tıpkı İzmir’in sıcak yaz günleri gibi içsel bir tatil, rahatlama dönemi. Zaten bir şekilde herkesin bu günleri değerlendirmesi gerek. Ne yapalım, hayat bu! Her şeyin bir zamanı var, işte o zamanlar da tatil yapmak için mükemmel bir fırsat.

İç ses: “Tamam, şimdi bu yazıyı yazıp Eyyamı Teşrik’in anlamını açıklamaya çalışıyorum ama bir yerden sonra anlamsız mı oldu acaba?”

Ama bir dakika, ne diyordum? Evet, doğru: Eyyamı Teşrik, dört günü birbirinden ayırarak kendine ait bir tatil atmosferi oluşturmak demek. Hem de kurban bayramı ile değil, insanın kendisini sorgulama zamanı olarak. Bunu hepimiz kabul edebiliriz, değil mi?

Şimdi rahatlamaya vakit, keyfiniz nasıl, daha fazla “Eyyamı Teşrik” sohbeti yapabilir miyiz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
https://piabellaguncel.com/