Cenaze İşlemleri İçin Nereye Başvurulur? Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Hayatın en zor anlarından biri, sevdiklerimizi kaybetmektir. Ancak ölüm, bir toplumun toplumsal yapıları ve bireylerin işlevselliklerini nasıl şekillendirdiğini de derinlemesine gösteren bir olgudur. Cenaze işlemleri, yalnızca bir ölüme saygı duygusunu değil, aynı zamanda toplumsal normları, kültürel pratikleri, güç ilişkilerini ve daha fazlasını yansıtan bir dizi faaliyettir. Peki, birinin hayatını kaybetmesinin ardından cenaze işlemleri için nereye başvurulması gerektiğini düşündüğümüzde, sadece pratik bir soru sormuyoruz; aynı zamanda toplumun ne kadar örgütlü olduğunu, bireylerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu ve çeşitli eşitsizliklerin bu süreçte nasıl ortaya çıktığını da sorgulamış oluyoruz. Bir cenaze sonrası, geriye…
Yorum BırakGünün Notları Yazılar
Biçerdöver Hangi Alanla İlgili? Tarım, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Bir biçerdöver tarlayı keserken, gözlerimiz sadece devasa makinenin çalışmasını izler. Ancak bu görüntü, yalnızca teknolojinin gücünü simgelemekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin ve iktidarın bir yansımasıdır. Tarım sektörü, ekonomik ve toplumsal yapıları şekillendiren en eski sektörlerden biri olmasına rağmen, bu alandaki araçların evrimi -örneğin biçerdöver- sadece tarımın değil, modern siyasetin ve toplum yapısının da bir parçası haline gelmiştir. Peki biçerdöverin aslında hangi alanda yer aldığını anlamak, yalnızca tarımı değil, ekonomi, iktidar, kurumlar ve demokrasi bağlamında da daha derinlemesine bir keşfe çıkmak anlamına gelir. Tarımın gelişimi, bir…
Yorum BırakBir Baba Erkek Çocuğuna Kaç Yaşına Kadar Bakmalı? Bir sabah, kahvemi alıp pencereden dışarı bakarken, genç bir adamın babasına ne kadar bağlı olduğunu düşündüm. Hâlâ birlikte yaşıyorlardı. Oğul, 25 yaşında ve kendi hayatını kurmak için çalışıyordu, ama evdeydi. Babası ise emekli olmuş, eski günleri anımsayarak bahçesinde vakit geçiriyordu. “Bir baba erkek çocuğuna kaç yaşına kadar bakmalı?” sorusu aklıma düştü. Birçok kültür, bu tür sorulara farklı yanıtlar verir. Gelenekler, ekonomik yapılar ve toplumsal beklentiler, her bireyin bu soruya verdiği yanıtı şekillendiriyor. Bazen, yaşadığımız toplumlarda geleneksel değerler hâlâ baskınken, bazen de bireysel özgürlükler, gençlerin bağımsızlaşma hakları öne çıkıyor. Peki ya bu denge…
Yorum BırakBilinç Nedir? Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Bilinç, insanlık tarihinin derinliklerine kadar uzanan bir kavramdır ve her dönem, bilinçle ilgili farklı anlayışlar geliştirmiştir. Bu kavram, yalnızca bireysel deneyimleri anlamanın bir aracı değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir gelişim sürecini de yansıtır. Bilincin ne olduğu, zaman içinde birçok felsefi, bilimsel ve kültürel perspektiften şekillenmiştir. Geçmişi anlamadan, bugün bilinç hakkında nasıl düşündüğümüzü ve bu anlayışın toplumdaki yerini kavrayabilmek oldukça zordur. Felsefede ve psikolojideki bilinç anlayışlarının evrimi, sadece bireylerin içsel dünyalarını değil, aynı zamanda toplumsal değerleri, insan hakları ve özgürlük anlayışlarını da etkilemiştir. Bu yazıda, “bilinç” kavramının tarihsel gelişimini ele alacak, felsefi perspektifler…
Yorum BırakGiriş – Kaynak Kıtlığı, Seçimler ve “Şişen Yere Ne Konur?” Hayat, sınırsız arzularla sınırlı imkanlar arasında bir denge arayışıdır. Elimizdeki “kaynaklar” — para, zaman, emek, doğal kaynaklar, sosyal olanaklar — her zaman sınırlıdır. Dolayısıyla neye “evet” dersek, mutlaka bir şeyden vazgeçmiş oluruz. Bu bağlamda “şişen yere ne konur?” gibi mecazi sorular, aslında ekonomik seçimlerin, tercihlerin ve bedellerin farkında olmayı gerektirir. Kaynak kıtlığı karşısında bir tercih yapılacaksa, arka plandaki “neyi feda ediyoruz/ neyi kaçırıyoruz?” sorusu sorulmalıdır. Bu yazıda, mikro, makro ve davranışsal ekonomi ışığında; piyasaların, bireylerin ve devletin karar alma süreçlerinde nasıl “şişen yere” neler koyduğu; bu koyulanların maliyetleri, dengesi, fırsat…
Yorum BırakÜzüm Taneleri Neden Dökülür? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Ekonomi, temelinde kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlarla nasıl karşılanacağı sorusuna yanıt arar. Kaynaklar sınırlıdır, bu nedenle seçimler yapmak zorundayız. Peki, bu seçimler sadece para, üretim ya da hizmetle mi ilgilidir? Aslında, en basit tarımsal olaylardan bile – örneğin üzüm tanelerinin dökülmesi gibi – ekonomik dinamikleri anlamamız mümkün. Üzüm tanelerinin dökülmesinin ardında da karmaşık bir dizi faktör yatmaktadır: mikroekonomi, makroekonomi, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve kamu politikaları. Üzüm tanelerinin dökülmesi, aslında bir ekonomik dengesizliğin, fırsat maliyetlerinin ve toplumsal refahın çok somut bir yansımasıdır. Peki, üzüm tanelerinin dökülmesini ekonomik açıdan nasıl anlamalıyız? Gelin, bu olayın…
Yorum BırakÖdü Koparsa Ne Olur? İktidar, Meşruiyet ve Katılım Üzerine Bir Siyasal Analiz Hepimizin hayatında bir noktada “ödü koparmak” ya da “korku” kavramı geçmiştir. Ama bu basit bir korku mu, yoksa bir iktidar ilişkisini sorgulamak için bir fırsat mı? İktidar, gücün ve onun getirdiği korkunun şekillendirdiği bir dinamiği temsil eder. Toplumlar, sürekli bir meşruiyet ve katılım arayışı içindedirler. Ancak, “ödü koparsa ne olur?” sorusu, aslında iktidar ilişkilerinin, toplumsal düzenin ve yurttaşlık anlayışının nasıl şekillendiğine dair derin bir sorgulamadır. Bu yazıda, güç dinamiklerini, meşruiyetin temellerini, demokrasi ve katılım anlayışlarını inceleyerek, güncel siyasal olaylar üzerinden bu kavramları nasıl yorumlayabileceğimize dair bir analiz yapacağız.…
Yorum BırakUyku Apnesi Tedavi Olmazsa Ne Olur? Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, hayatımızın her aşamasında bizi dönüştüren bir süreçtir. İnsanlar sadece okullarda, üniversitelerde ya da ders kitaplarında öğrenmezler; yaşam boyunca karşılaştıkları her deneyimden, her zorluktan bir şeyler öğrenirler. Bazen bir hastalık, bazen bir kayıp, bazen de bir engel, insanın düşünme biçimini, değerlerini ve bakış açısını değiştirir. Bugün, uyku apnesinin tedavi edilmemesinin insan yaşamına etkisini incelerken, bu durumu öğrenmenin, farkındalığın ve pedagojinin dönüşüm gücü üzerinden ele alacağız. Uyku apnesi, doğru tedavi edilmediği takdirde, sadece bireyin fiziksel sağlığını değil, aynı zamanda öğrenme kapasitesini, dikkatini ve genel yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Eğitimin, öğrenmenin ve…
Yorum BırakUG Açılımı Nedir? Geçmişten Günümüze Bir Tarihsel Yolculuk Bir Tarihçinin Perspektifinden: Geçmişin İzinde Tarihçi gözüyle baktığımızda, her dönemde yaşamış insanları anlamak, onların düşündükleri gibi düşünmek, hissettikleri gibi hissetmek pek kolay bir iş değildir. Ancak geçmişin izlerini sürmek, bize sadece tarihi anlamakla kalmaz, aynı zamanda o günlerin içindeki kırılma noktalarını ve dönüşümleri günümüze ışık tutacak şekilde analiz etmemizi sağlar. Bugün de aynı şekilde, “UG” gibi kısa ve öz bir terimi ele alırken, bu terimin tarihsel süreç içinde nasıl evrildiğini ve toplumsal değişimlere nasıl etki ettiğini anlamak oldukça önemlidir. Bugün, “UG” kavramı çoğunlukla teknoloji, ekonomi ve toplumsal yapılarla ilişkilendirilse de, bu terimin…
Yorum BırakTürklere Eskiden Ne Denirdi? Pedagojik Bir Bakışla Bir eğitimci olarak, öğrenmenin ve öğretmenin gücüne her zaman inandım. Öğrenme, insanın dünyaya bakışını değiştiren, onu dönüştüren bir süreçtir. Ama bazen bu süreç yalnızca bireysel bir değişimle kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıyı ve kimliği de etkiler. Bugün sizlere, tarihsel bir bakış açısıyla Türklere eskiden ne denirdi sorusunu ve bunun pedagojik anlamda ne tür dersler barındırdığını anlatmak istiyorum. Öğrenme ve Kimlik: Geçmişin Öğrettikleri Türk kimliği, tarih boyunca birçok farklı kültürle etkileşime girmiş, farklı coğrafyalarda varlık göstermiş bir halkın mirasıdır. Ancak, Türkler için zaman zaman dışarıdan bakıldığında şekillenen algılar da olmuş ve bu algılar, öğrenme…
Yorum Bırak