Kaktüs uğursuz mu? Evimde başlayan küçük bir merakın büyüyen hikâyesi Herkese merhaba! Bugün Zepa olarak sizlere “Kaktüs uğursuz mu” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz. Ankara’da, kışın camların sabaha kadar buğulandığı bir evde büyüdüm. Betonun soğuğu ile iç mekânın sıcaklığı arasındaki o keskin çizgi, bitkilere olan ilgimi erken yaşta şekillendirdi. Evimizde uzun süre “dayanıklı” diye alınmış bir kaktüs vardı. Annem “su istemez, bakımı kolay” diye almıştı ama bir yandan da komşulardan gelen tuhaf yorumlar eksik olmazdı: “Kaktüs eve uğursuzluk getirir derler.” Çocuk aklımla o cümleyi ilk duyduğumda garip bir tedirginlik hissettiğimi hatırlıyorum. Bir bitki nasıl olur da uğursuzluk getirebilirdi? Ama…
Yorum BırakEtiket: bu
Her Adette Yumurta Çatlar mı? Vücudun Döngüsüne Mühendislik ve İnsan Gözünden Bakış Kadın bedeninin döngüsü dışarıdan bakıldığında düzenli, neredeyse matematiksel bir sistem gibi görünür. Takvimler işaretlenir, günler sayılır, semptomlar takip edilir. Ama işin içine girince bu düzenin içinde bile değişkenlikler, sapmalar ve bireysel farklılıklar olduğu fark edilir. En çok merak edilen konulardan biri de şu sorudur: Her adette yumurta çatlar mı? Bu soru basit gibi görünür ama cevabı tek bir çizgi değildir. Çünkü bir yanda biyoloji vardır, diğer yanda bireyin yaşam koşulları, hormon dengesi, stres seviyesi ve hatta psikolojik durumu bile bu süreci etkiler. Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak…
Yorum BırakBir gün sokakta yürürken bir arkadaşımdan, “Altında ana ayar ne demek?” diye sordum. Cevap beklerken, aslında bu ifadenin toplumsal bağlamda ne kadar derin bir soruyu tetiklediğini fark ettim. Hepimiz günlük dilde belirli kalıpları kullanırız; bazen anlamlarını sorgulamadan. Oysa bu tür ifadeler, toplumun normlarını, güç ilişkilerini ve kültürel pratiklerini görünür kılar. Bu yazıda, “altında ana ayar ne demek?” sorusunu sırf bir deyim olarak değil, toplumun derin yapılarını ve bireylerin bu yapılarla nasıl etkileşim kurduğunu anlamaya çalışan bir gözle ele alıyoruz. “Altında Ana Ayar” Kavramının Temel Tanımı “Altında ana ayar” ifadesi günlük dilde bir şeyin kontrol edildiği, yönetildiği veya belirli bir düzenin…
12 YorumGeçer Not: İktidar, Demokrasi ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Siyaset bilimi, toplumların nasıl şekillendiğini, hangi güç ilişkileriyle yönlendirildiğini ve bu düzenin nasıl işlediğini anlamaya yönelik bir yolculuktur. Bu yolculuk, iktidarın, kurumların, ideolojilerin, yurttaşlık ve demokrasi gibi kavramlarla ne denli iç içe geçtiğini anlamayı gerektirir. Ancak bu kavramlar yalnızca soyut teoriler olarak kalmaz; toplumsal düzeydeki her hareket, her seçim, her karar bir güç mücadelesinin izlerini taşır. İktidar ilişkilerinin kesiştiği, toplumun hangi prensiplere göre şekillendiğini sorguladığınızda, sorular çoğalır: “İktidar kimde? Hangi kurumlar toplumu şekillendiriyor? Demokrasi ne kadar işliyor ve bu işleyişe yurttaşların katılımı gerçekten ne kadar anlamlı?” Bugün, bu tür soruları…
14 Yorum19 Litrelik Kaç Galon? Toplumsal Bir Perspektif Üzerinden İnceleme Bazen hayatımızda sorular vardır ki, ilk bakışta çok basit gibi görünürler. “19 litre kaç galon eder?” gibi bir soru, günlük yaşamda karşılaştığımız pratik bir problem gibi durabilir. Ancak bu soruya ve genel olarak ölçü birimlerine bakış açımız, bazen çok daha derin, toplumsal ve kültürel boyutlar taşıyabilir. Gerçekten de, sadece birim dönüşümü değil, toplumsal yapılar ve bireylerin bu tür pratiklerle olan ilişkilerini anlamak, dünyayı farklı bir bakış açısıyla görmek anlamına gelir. Bu yazıda, 19 litreyi kaç galona çevirdiğimizi hesaplamakla kalmayacağız; bu tür temel kavramların, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve güç…
13 YorumAzor Yüksek Basınç Nedir? Günlük hayatımızda hava durumu tahminlerini sıkça takip ederiz. Bu tahminlerde, belirli bölgelerde hava koşullarını belirleyen bir kavram sıkça karşımıza çıkar: Yüksek basınç. Peki, bu kavramı ne kadar derinlemesine biliyoruz? Hava durumunu, yağmuru, rüzgarı etkileyen bu olayların temelinde aslında bir güç yatar; “Azor Yüksek Basıncı” gibi büyük atmosfer olayları, iklimi şekillendirir ve yaşamımız üzerinde önemli etkiler bırakabilir. Bundan yıllar önce, denizcilerin Azor Adaları’na olan seferleri sırasında bir şey fark ettikleri söylentisi dolaşırdı: Havanın çok fazla sakin olduğu bu adalar, denizcilerin seyahatlerini daha güvenli hale getiriyordu. Bu sakin hava koşullarının, aslında yüksek basınç sistemlerinden kaynaklandığını anlamalarına belki de…
6 YorumGiriş – Kaynak Kıtlığı, Seçimler ve “Şişen Yere Ne Konur?” Hayat, sınırsız arzularla sınırlı imkanlar arasında bir denge arayışıdır. Elimizdeki “kaynaklar” — para, zaman, emek, doğal kaynaklar, sosyal olanaklar — her zaman sınırlıdır. Dolayısıyla neye “evet” dersek, mutlaka bir şeyden vazgeçmiş oluruz. Bu bağlamda “şişen yere ne konur?” gibi mecazi sorular, aslında ekonomik seçimlerin, tercihlerin ve bedellerin farkında olmayı gerektirir. Kaynak kıtlığı karşısında bir tercih yapılacaksa, arka plandaki “neyi feda ediyoruz/ neyi kaçırıyoruz?” sorusu sorulmalıdır. Bu yazıda, mikro, makro ve davranışsal ekonomi ışığında; piyasaların, bireylerin ve devletin karar alma süreçlerinde nasıl “şişen yere” neler koyduğu; bu koyulanların maliyetleri, dengesi, fırsat…
10 YorumÜzüm Taneleri Neden Dökülür? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Ekonomi, temelinde kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlarla nasıl karşılanacağı sorusuna yanıt arar. Kaynaklar sınırlıdır, bu nedenle seçimler yapmak zorundayız. Peki, bu seçimler sadece para, üretim ya da hizmetle mi ilgilidir? Aslında, en basit tarımsal olaylardan bile – örneğin üzüm tanelerinin dökülmesi gibi – ekonomik dinamikleri anlamamız mümkün. Üzüm tanelerinin dökülmesinin ardında da karmaşık bir dizi faktör yatmaktadır: mikroekonomi, makroekonomi, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve kamu politikaları. Üzüm tanelerinin dökülmesi, aslında bir ekonomik dengesizliğin, fırsat maliyetlerinin ve toplumsal refahın çok somut bir yansımasıdır. Peki, üzüm tanelerinin dökülmesini ekonomik açıdan nasıl anlamalıyız? Gelin, bu olayın…
12 YorumKumru Kuşu: Bir İktidar Metaforu Üzerine Siyasi Bir İnceleme İktidar ve toplumsal düzen üzerine kafa yorduğumuzda, genellikle çok soyut ve karmaşık bir kavramlar yığını ile karşılaşırız. İnsanlık tarihi boyunca, toplumsal yapılar hep bir düzene, bir hiyerarşiye, bir yönetim biçimine ihtiyaç duymuştur. Bu düzenin nasıl sağlandığı, kimlerin bu gücü elinde bulunduracağı ve ne tür ideolojilerin bu gücü meşru kılacağı soruları ise hep gündemde kalmıştır. Bu yazıda, “kumru kuşu” gibi ilk bakışta sade ve masum görünen bir metafor üzerinden, iktidar ilişkilerini, kurumları, yurttaşlık anlayışını ve demokrasiyi ele alacağız. Peki, “kumru kuşu”nun gücün ve toplumsal düzenin sembolü olabileceği fikri nasıl şekillenir? Kumru kuşu,…
8 YorumHamilelikte Kalça Büyümesi ve Ekonomik Perspektif: Kıtlık, Seçimler ve Toplumsal Dengesizlikler Bir toplumda ekonomi, sadece para ve mal mübadelesiyle ilgili değildir. Kaynakların kıtlığı ve bu kaynaklar için yapılan seçimler, insan hayatının her alanında derinlemesine etkiler yaratır. Bu noktada, bireylerin yaşamları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olan biyolojik süreçler, ekonomik bakış açılarıyla incelenmeye değer bir konu oluşturur. Hamilelikte kalça büyümesi de bu biyolojik süreçlerden biridir. Fakat bu biyolojik değişim, sadece tıbbi bir konu olmakla kalmaz; mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından analiz edilmesi gereken bir olgudur. Kalça büyümesinin başlangıcı ve gelişimi, sadece bireysel fizyolojik bir süreç değil, aynı zamanda toplumsal ve…
14 Yorum